Tarihin Merkezindeki Kahraman

Kutsal Kitap’ı elinize aldığınızda, baştan sona kadar uzanan tek, devasa ve tutarlı bir anlatı ile karşılaşırsınız. Bu, Tanrı’nın insanlığı kurtarma planının destansı öyküsüdür ve bu planın baş kahramanı, tarihin merkezinde duran İsa Mesih’tir.
Kutsal Kitap’ın her sayfası, bir şekilde O’na işaret eder. O, sadece gerçeği anlatan bir öğretmen değil, gerçeğin ta kendisidir. Kutsal Kitap’ı doğru anlamak, ancak O’nun bu merkezi ve eşsiz rolünü kavramakla mümkündür.
Peygamberlerden İşaretler

Kültürümüzde Hz. İbrahim’in oğlunu kurban etmek üzereyken Tanrı’nın onu durdurduğu anın yeri çok ayrıdır. Tanrı, o an oğulun yerine geçmesi için bir kurban (koç) sağladı. Kurtuluş, insanın kendi çabasıyla veya fedakarlığıyla değil, ancak Tanrı’nın sağladığı kurbanla mümkündür. Tanrı, ihtiyacımız olan bedeli Kendisi sağlar.
Hz. Davut da, ancak yüzlerce yıl sonra icat edilecek bir idam şeklini tarif eden bir peygamberlik almıştır. Zebur’da Mezmur 22’de ellerin ve ayakların delinmesi gibi detayların yer alması, İsa’nın çarmıhtaki ölümünün bir kaza değil, ilahi bir plan olduğunu gösterir.
Bu detayların yanı sıra, peygamberlerin İsa’nın soyu, doğumu, yaşamı, ölümü ve dirilişi hakkında bildirdiği en az 30 kehanet daha bulunmaktadır.
Kim Olduğunu Söyledi?

Tarih boyunca peygamberler, Tanrı’dan aldıkları mesajları “RAB şöyle diyor” diyerek iletmişlerdir. Ancak İsa’nın “Size doğrusunu söylüyorum”, “Günahların bağışlandı”, ve fırtınalara “Sus!” diyerek çok daha farklı bir yetkiyle konuştuğunu görürüz. Nitekim İsa “Tanrı’nın Oğlu” olduğunu inkar etmediği için, baş kahinler O’nu çarmıha gerdirip öldürdüler.
Tanrı’nın Oğlu unvanı, İsa’nın Tanrı ile olan eşsiz “öz birliğini” anlatmak için kullanılır. Tıpkı bir insanın oğlunun insan doğasına sahip olması gibi, Tanrı Oğlu da Tanrısal doğaya sahiptir. O, Tanrı’dan ayrı bir varlık değil, Tanrı’nın kendini insanlığa açıkladığı Kelamıdır.
Tanrı’nın Sağladığı Kurban

İsa’nın Roma valisi Pontius Pilatus döneminde idam edildiği tarihsel bir gerçektir. Ancak Kutsal Kitap, perdenin arkasındaki asıl gerçeği açıklar: İsa’nın ölümü Tanrı’nın ezelden beri hazırladığı kurtuluş planının zirvesiydi.
İnsanlık olarak en büyük sorunumuz, kendi çabalarımızla veya sevaplarımızla ödeyemeyeceğimiz bir günah borcumuzun olmasıdır. İsa, kusursuz ve günahsız yaşamıyla, tüm insanlığın borcunu tek seferde ve sonsuza dek ödeyen Tanrı’nın sağladığı kurban oldu.
Zafer ve Müjde

İsa’nın insanlık için başardığı bu işe ve duyurduğu bu habere Kutsal Kitap’ta “Müjde” denir. Bu kelimenin kökeni (Evangelion), antik dünyada dini bir terimden ziyade, savaş alanından gelen “büyük zafer haberi” anlamına gelirdi. Bir zaferden sonra, haberciler şehre koşar ve “Evangelion! Savaş bitti, zafer kazanıldı!” diye bağırırlardı.
İncil’in son sayfaları işte bu zaferle biter. Hikaye, mezarında yatan ve anılan ölü bir peygamberle sona ermez; ölümü yenmiş, mezarı boş bırakmış ve bugün diri olan bir Kral ile zaferle sonuçlanır. İncil’in vaadi şudur: O yaşadığı için, O’na iman edenler de artık ölüm korkusuyla değil, sonsuz yaşam güvencesiyle yaşarlar.

