Sadece Ekmek Peşinde Koşmak

İsa Mesih, Celile Gölü’nün kıyısında kendisini nefes nefese bulmuş kalabalığa şefkatle ama ciddiyetle baktı. Onlar, bir gün önce gerçekleştirdiği mucizevi yemekten sonra yine O’nun peşine düşmüşlerdi. Ancak İsa, onların yüreğindeki asıl niyeti hemen yüzlerine vurdu: “Beni mucizeler için değil, ekmeklerden yiyip doyduğunuz için arıyorsunuz.”
Kalabalık, sadece midelerini dolduracak bir lider, bir “ekmek kralı” istiyordu. İsa ise onlara geçici tokluktan çok daha fazlasını, ruhlarını sonsuza dek doyuracak olanı sunmaya çalışıyordu. Ama onlar, sadece o anki açlıklarını düşünüyorlardı.
Bize Tanıdık Gelen Bekleyiş

Bu sahne, özellikle öruç günlerde hepimize çok tanıdık geliyor. Gün boyu midemizin gurultusunu dinliyor, susuzluğun verdiği o kurulukla akşam ezanını bekliyoruz. Zihnimiz sürekli o sıcak pidenin kokusu ve iftar anının hayaliyle meşgul oluyor.
Bazen biz de o kalabalık gibi, Tanrı’yı sadece “doymak için” arıyoruz. İbadetlerimizi ve orucumuzu, Tanrı’dan bereket almak için bir tür karşılıklı alışverişe dönüştürüyoruz. Fiziksel açlığımızı dindirdiğimizde, ruhumuzdaki açlığın da dineceğini umuyoruz.
Ruhun Doymayan Boşluğu

Fakat iftar sofrasından kalktıktan kısa bir süre sonra o tokluk hissi geçip gidiyor. Karnımız doysa bile kalbimizdeki o huzursuzluk, sevilme ihtiyacı ve gelecek kaygısı bir türlü doymuyor. Ruhumuzdaki boşluk, yemekle veya kendi çabamızla dolmuyor.
Oruç tutarak irademizi terbiye etsek de, içimizdeki öfkeyi veya gururu aç bırakarak öldüremiyoruz. Kendi kazandığımız sevaplar, dibi delik bir kova gibi ruhumuzu asla tam dolduramıyor. Bedenimiz aç kalsa da, kalbimiz günah üretmeye devam ediyor.
Gökten İnen Gerçek Ekmek

İsa Mesih, bize kendi çabamızla üretemeyeceğimiz bir çözüm sunuyor: “Yaşam ekmeği Ben’im.” O, bize geçici bir tokluk değil, asla acıkmayacağımız sonsuz bir yaşam vaat ediyor.
Bu yaşamı kazanmak için bizim bedel ödememiz gerekmedi; çünkü İsa çarmıhta her şeyi ödedi. Sizi, her gün yeniden acıktıran bir performans döngüsüne değil, sonsuz bir huzur sofrasına davet ediyor.

