İsa ve Gelecek Kaygısı

Dağdaki Davet

İsa Mesih, Celile tepelerinde toplanmış, yarın ne yiyeceğini düşünmekten yorgun düşmüş kalabalığa bakarken çok tanıdık bir yaraya dokundu. Etraflarında uçuşan kuşları, tarlalarda kendiliğinden açan kır zambaklarını işaret etti. “Gökteki kuşlara bakın” dedi sakin, derin bir sesle. “Ne eker, ne biçer, ne de biriktirirler; yine de göksel Babanız onları doyurur.”

Bu sözler dinleyiciler için sarsıcıydı. Çiçeklerin nasıl iplik eğirmeden krallardan daha güzel giyindiğini gösterdi. O, insanlara kaygıdan boğuldukları bir dünyada, göklerin güvenliğine dayanan, hafifletici ve şefkatli bir ritim sunuyordu.

Garanti Arayışımız

Bugün sokaklarda koştururken biz de o yorgun kalabalığa çok benziyoruz. Her sabah enflasyon, kira, kariyer planları gibi tonlarca ağırlıkla uyanıyoruz. Kültürümüz bize hayatın acımasız bir mücadele olduğunu, geleceğimizi yalnızca kendi tırnaklarımızla kazıyarak güvence altına alabileceğimizi fısıldıyor.

Sürekli bir garanti arayışındayız. Birikim yapmalı, sigortalı bir iş bulmalı, yarınımızı bugünden sağlama almalıyız. Ancak bu durmak bilmeyen güvenlik arayışı, içimizde devasa bir kaygı okyanusu yaratıyor. Kuşlar kadar özgür hissetmek yerine, her an her şeyimizi kaybedebilecekmişiz gibi korkuyla nefes alıyoruz.

Ağır Yük

Ne kadar çabalarsak çabalayalım, o özlediğimiz mutlak huzura asla ulaşamıyoruz. Banka hesabımız dolsa bile, kalbimizdeki “yarın ne olacak” sorusunu susturamıyoruz. Bizler, kırılmış bir dünyada, kendi sınırlı gücümüzle sonsuz bir kontrol inşa etmeye çalışıyoruz. Bu, bizi ezen imkânsız bir görevdir.

Omuzlarımızdaki yük, Tanrı’dan bağımsız yaşamanın, her şeyi tek başımıza omuzlamanın yorucu sonucudur. Geleceğimizi güvence altına alma telaşı, bizi Tanrı’nın sevgi dolu varlığının dışına itiyor. Ruhumuz, kendi başımıza çözemeyeceğimiz bir tükenmişlik içinde, dinlenmek için sessizce yardım çığlığı atıyor.

Gerçek Güvence

Bu tükenmişliğin ortasında, İsa Mesih sadece bize huzur veren sözler söylemekle kalmadı; bizim için harekete geçti. Kaygılarımızın, günahlarımızın ve Tanrı’dan kopukluğumuzun yarattığı ağır bedeli çarmıhta yüklendi. O’nun ölümü ve dirilişi, o sonsuz hayatta kalma savaşımızın bittiğini müjdeler.

Artık Tanrı’nın sevgisini kendi kusurlu performansımızla kazanmak zorunda değiliz; bu büyük lütuf bize armağan edildi. Dirilmiş İsa, bugün sana bu yorucu yükleri yere bırakmayı teklif ediyor. Yarınının kontrolünü, seni çarmıha gidecek kadar çok seven o şefkatli ellere bırakmaya ne dersin?

Bakışlar

  • Tarihsel Bakış

  • İncil’deki Bakış

  • Ruhsal Bakış