İsa ve Ölüm

Durdurulan Cenaze Yürüyüşü

İsa Mesih, Nain kasabasına yaklaştığında ağır adımlarla ilerleyen bir cenaze kalabalığı gördü. Tahta sedyede taşınan, dul bir annenin tek oğluydu. Feryatlar ve gözyaşları tozlu yollara dökülüyordu. O, bu kederi uzaktan izlemedi. Annenin acısını yüreğinde hissederek usulca, “Ağlama,” dedi.

İsa ölüme boyun eğmek yerine sedyeye dokundu. Kalabalık nefesini tutarken o güçlü sesiyle, “Genç adam, sana söylüyorum, kalk!” diye seslendi. Genç adam doğruldu ve karanlık yas, dirilişin sarsıcı aydınlığına dönüştü.

Omuzlarımızdaki Ağır Tabutlar

Bizler kayıplarımız karşısında “Allah’ın takdiri” der, omuzlarımızda taşıdığımız tahta tabutların ağırlığıyla sessizce yürürüz. Taziye evlerinde içilen acı kahvelerle ayrılığın sızısını usulca kalbimize gömmeye çalışırız. Ölüm, kabullenmek zorunda olduğumuz soğuk ve mutlak bir son gibi görünür.

Oysa içimizin derinlerinde, hiç bitmeyecek bir yaşama duyduğumuz sessiz bir özlem vardır. Ölüme alışmak doğamıza aykırıdır. İsa’nın cenazeyi durduran o sarsılmaz şefkati, çaresizce kabullendiğimiz bu yenilgiyi reddeder. O bize ölümün doğal olmadığını, alt edilecek bir düşman olduğunu gösterir.

Kapatılamayan O Büyük Boşluk

Gidenlerin ardından okuduğumuz dualar veya kabir başında döktüğümüz gözyaşları, içimizdeki o büyük boşluğu doldurmaya asla yetmez. Kendi iyiliklerimiz, dürüst yaşam çabalarımız bizi ölümün soğuk pençesinden kurtaramaz. Tanrı’nın huzurunda hissettiğimiz o eksiklik, insani çözümlerimizle onarılamayacak kadar derindir.

Asıl sorun bedensel ölüm değil, ruhlarımızın kutsal Tanrı’dan uzak düşmesidir. Biriktirdiğimiz sevaplar, günah yükümüzü hafifletmez ve kapalı mezar kapılarını açamaz. Kusurlu halimizle kusursuz Tanrı’ya kendi başımıza ulaşmaya çalışmak, aşılmaz yüksek bir duvarı çıplak ellerimizle yıkmaya çabalamak gibidir.

Yıkılan Duvar ve Sonsuz Yaşam

İsa Mesih, sadece o cenazeyi durdurmakla kalmadı; o aşılmaz ölüm duvarı yıkmak için gönüllü olarak çarmıha yürüdü. Kendi çabamızla ödeyemeyeceğimiz günah borcumuzu canını feda ederek üstlendi. Üçüncü gün dirilerek ölümün gücünü paramparça etti. O’nun dirilişi, inananlar için ebedi başlangıcın müjdesidir.

Bu yeni yaşam, iyilikler biriktirerek hak edeceğimiz bir ödül değil; O’nun lütfuyla karşılıksız sunduğu bir hediyedir. İsa Mesih günah bağlarından kurtarmaya ve sonsuz bir kabul sunmaya hazırdır. Kalbinde bu eşsiz barışı arıyorsan, tüm yüklerinle güvenle O’na gelebilirsin.

Bakışlar

  • Tarihsel Bakış

  • İncil’deki Bakış

  • Ruhsal Bakış