İsa’nın Dirilişi

Nefes Nefese Bir Koşu

İsa Mesih çarmıhta son nefesini verdiğinde, öğrencileri için her şey bitmişti. Ancak pazar sabahı mezara giden kadınlar nefes nefese geri döndüler. Söyledikleri akıl almazdı: Mezar taşı yuvarlanmış, İsa’nın bedeni kaybolmuştu! Ölümün soğuk gerçeğini bilen öğrenciler için bu, inanılması güç bir saçmalıktı.

İçlerindeki cılız bir umutla Petrus ve Yuhanna fırlayıp mezara koştular. Nefes nefese içeri girdiklerinde, sadece bedeni saran keten bezlerin öylece durduğunu gördüler. Mezar gerçekten boştu. Ölüm onu tutamamıştı ama zihinleri bu sarsıcı gerçeği henüz kavrayamıyordu.

Ölümün Aşılmaz Duvarı

Öğrenciler mezar başında neden bu kadar derin bir şaşkınlık içindeydi? Çünkü bizim gibi onlar da ölümün hayattaki en kesin, aşılmaz duvar olduğunu biliyorlardı. Bizler de sevdiklerimizi toprağa verdiğimizde, o ağır taşın bir daha asla açılmayacağını, hikayenin bittiğini düşünürüz.

İsa Mesih hastaları iyileştirmiş, harika işler yapmıştı. Ancak ölüm, herkesi eşitleyen o nihai, acımasız sondu. Öğrenciler, onun da bu ortak kaderden kaçamadığını düşünerek büyük bir yıkım yaşadılar. Tüm umutları, o ağır mezar taşının ardında hapsolup kalmıştı.

Anlaşılamayan Gerçekler

Oysa İsa Mesih, acı çekeceğini, öleceğini ve üçüncü gün dirileceğini onlara çok daha önceden açıkça söylemişti. Fakat tıpkı bugün bizim Tanrı’nın yollarını kendi sınırlı mantığımıza sığdırmaya çalışmamız gibi, onlar da bu ilahi sözlerin ruhsal derinliğini idrak edememişlerdi.

Bekledikleri, dünyevi dertleri çözen kudretli bir güçtü. Tanrı’nın insanlığı günahın lanetinden kurtarmak için kendi kendini feda etmesi, insan aklını tamamen aşan bir sevgiydi. Kendi sevaplarımızla aşmaya çalıştığımız uçurumu, İsa’nın ancak dirilişiyle kapatacağını o güne kadar görememişlerdi.

Tüm Dünyaya Yayılan Görev

İsa Mesih dirilişinden sonra öğrencilerine göründüğünde, onlara sadece esenlik değil, muazzam bir görev de verdi. Ölümün tamamen yenildiğini ve günahların bağışlandığını artık herkesin bilmesini istiyordu. Bu eşsiz kurtuluş müjdesinin, ayrım gözetmeksizin tüm uluslara ulaşması onun en büyük arzusuydu.

Bu mesajı dünyaya taşımaları için onları gönderirken, “Dünyanın sonuna dek her an sizinle birlikteyim” diyerek sarsılmaz bir güvence verdi. O günkü bu söz, bugün bizler için de geçerlidir. İsa, bu affı duyuranlarla omuz omuza yürürken bizi sonsuz yaşama davet ediyor.

Bakışlar

  • Tarihsel Bakış

  • İncil’deki Bakış

  • Ruhsal Bakış