Tanrı Bizimle

Ahırın soğukluğu ve hayvanların ağır kokusu arasında, bir bebeğin tiz ağlaması geceyi yarıyor. Evrenin Yaratıcısı İsa Mesih, ipek döşeli bir sarayda değil, kaba ve tozlu bir yemlikte dünyaya gözlerini açıyor.

Bu, beklediğimiz kudretli ve mesafeli kralın gelişi değil; tamamen savunmasız, muhtaç ve bizden biri olan bir bebeğin gelişidir. Tanrı, kendi yarattığı dünyanın tozuna bulanarak, insanlık tarihine en alçakgönüllü noktadan giriş yapıyor.

Ezber Bozan Sevgi

Her insanın yüreğinde tarif edilmesi zor bir “eksiklik” duygusu vardır. Çoğu zaman bunu başarıyla, parayla, ilişkilerle veya eğlenceyle doldurmaya çalışırız. Ancak ne elde edersek edelim, o içsel huzursuzluk ve tatminsizlik hissi, o manevi boşluk bir süre sonra geri döner.

Bu boşluğu doldurmak için sık sık kendimizi düzeltmeye çalışırız. Ancak dürüst olduğumuzda, irademizin zayıf kaldığını görürüz. Bizi dışarıdan baskılayan kurallara değil, içeriden değiştirecek bir güce ihtiyacımız vardır.

Yorgun Düşen Omuzlar

Yıllarca O’nun rızasını kazanmak ve o kutsal mesafeyi kapatmak için kendi merdivenlerimizi tırmanmaya çalışırız. Ne kadar iyilik yaparsak yapalım, kendi çabamızla kurduğumuz köprüler, O’nun kusursuz standardına ulaşmak için her zaman kısa kalır.

Bu yetersizlik hissi, ruhumuzda derin bir yorgunluk ve “Acaba kabul edilecek miyim?” korkusu yaratır. Kendi sevabımızla Tanrı’ya ulaşmaya çalışmak, sonu gelmeyen ve asla emin olamadığımız ağır bir yük gibidir.

Aranızdaki Tanrı

İsa Mesih’in doğuşu, bizim yukarı çıkamayacağımızı bilen Tanrı’nın aşağı inmesidir; O artık uzakta değil, “İmmanuel” yani “Tanrı bizimle”dir. Bu ilahi sevgi, kazanmanız gereken bir ödül değil, sadece kucağınızı açıp kabul etmenizi bekleyen karşılıksız bir hediyedir.

Artık kendi doğruluğunuzu ispatlamaya çalışmayı bırakıp, sizin yerinize o mesafeyi aşan İsa Mesih’in huzurunda dinlenebilirsiniz. Bu Noel’de, o ağır yükü bir kenara bırakın ve Sizi olduğunuz gibi seven Tanrı’yla tanışın.

Bakışlar

  • Tarihsel Bakış

  • İncil’deki Bakış

  • Ruhsal Bakış